KEPÇE KULAK AMELİYATI,KULAKPLASTİ

17/1/2009 · Kategori: saglik

1. Kepçe Kulak ameliyatı nedir.

En sık kulak boyutunu küçültme ya da kepçe kulak durumunu düzeltmek amacıyla yapılır. Plastik Cerrahide kulak kepçesinin normalden daha fazla öne doğru kıvrık olması durumuna "kepçe kulak" veya "yelken kulak" (protruding ear) adı verilmektedir. Kulak kepçesindeki Y şeklindeki kıvrımın yetersiz gelişmesi ya da düz olası, genellikle temel sebeptir.

2. Kulak estetiği ne zaman yapılır.

Kulak gelişiminin büyük kısmı (% 80) 5-6 yaşa kadar tamamlanmaktadır. Bu nedenle okula başlamadan bu tür ameliyatlar yapılabilmektedir. Bu yaşlarda yapılması özellikle çocuğun ruhsal durumunda oluşabilecek olumsuzlukları önleyebilir. Ayrıca 5-6 yaşın üzerinde her yaşta ameliyat yapılabilir.

3. Anestezi nasıl yapılır.

Küçük çocuklarda ameliyat, genel anestezi altında, büyüklerde ise lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Ayrıca her yaşta kulak estetik ameliyatı yapılabilir.

4. Kulak estetik ameliyatı nasıl yapılır.

Ameliyat, kulak arkasından yapılan bir kesi ile kulak kepçesinin kıkırdak dokusu açılır. Kulak kepçesinin arkaya doğru kıvrımını sağlamak için uygun yerlerden kıkırdak törpüsü ile kıkırdak inceltilir. Daha sonra kıvrımın kalıcı olması için özel dikişler konur. Kulak sayvanının kıvrımı arttırılarak, başa daha çok yaklaşması sağlanır. Kulak kepçesinin baş ile yaptığı açı normalde 30-35 derecedir. Bu açı oluşturulmaya çalışılır. Ameliyat kulak arkasından yapıldığı için dıştan herhangi bir ameliyat izi görünmez. Ameliyat ortalama bir saat kadar sürebilir. Hasta aynı gün evine dönebilir.

5. Ameliyat sonunda bandaj nasıl yapılır.

Estetik Kulak ameliyatı sonunda her iki kulak üzerine baskılı sargı uygulanır. Ertesi gün hasta pansuman çağrılır. Ameliyat sonrası ilk gün bir miktar ağrı duyulabilir. Bunun için ağrı kesici ilaçlar kullanılır. Sargı açıldıktan sonra birkaç gün süreyle kulakların üzerine gelecek şekilde tenisçi bandı ya da bayanların kullandığı saç bandı takılması tavsiye edilir. Saç bandı ne gevşek ne de çok sıkı olmamalıdır.

6. Kulak estetiği ameliyatı sonrası nasıl geçer.

Estetik Kulak ameliyatı sonrasında 3-5 gün kulakta hafif bir şişlik ve kızarıklık olabilir, ancak bu süre sonunda tamamen düzelecektir. Kulak estetik ameliyatları gerek iz kalmaması, gerekse lokal anestezi ile yapılıp kısa sürede iyileşmesi nedeniyle yüz güldürücü ameliyatlarımızdan birisidir.

7. Ameliyattan sonra dikişler nasıl alınır.

Eriyen dikişler kullanıldığı için dikiş alma problemi olmaz.

8. Ameliyattan sonra iz kalır mı.

Kulak kepçesinin arkasında çok az belirsiz bir iz kalır, bu iz arkadan bakılsa bile görünmez.

9. Ameliyattan sonra kulak eski şekline döner mi.

Yapılan işlem kalıcı bir işlemdir. Verilen şekil ömür boyu kalacaktır.



Kepçe Kulak Estetiği Ameliyatı

Kulak estetiği en sık kulak boyutunu küçültme ya da kepçe durumunu düzeltmek amacıyla yapılır. Plastik Cerrahide kulağın kepçesinin normalden daha fazla öne doğru kıvrık olması durumuna kepçe kulak veya yelken kulak (protruding ear) adı verilmektedir. Kulak kepçesindeki Y şeklindeki kıvrımın yetersiz gelişmesi ya da düz olası, genellikle temel sebeptir.

Halk arasında kepçe kulağı bazen hatalı olarak büyük kulak olarak değerlendirirler. Oysa, gerçek neden, kıvrım olması gereken bazı kısımların düz olması, bu nedenle kulağın baş ile daha fazla açı yaparak öne doğru kıvrık olması yani önden bakıldığında kulağın daha fazla görünmesidir. Kepçe kulak durumunu düzeltmek için kulak estetiği yapılır. Bu ameliyatta kulak arkasından girilerek kıkırdak törpülenir ve özel dikişlerle arkaya doğru kıvrık şekil verilir. Bazen de doğuştan kulak kepçesi hiç oluşmaz ya da sadece kulak memesi mevcuttur. Bu duruma mikrotia denir. Bu durumda kulak rekonstrüksüyonu ameliyatları yapılır. Genellikle kulak rekonstrüksüyonu hastanın kendi dokularını kullanarak ya da beraberinde bazı suni maddeleri (protez) kullanarak yapılır.

Kulak gelişiminin büyük kısmı (% 80) 5-6 yaşa kadar tamamlanmaktadır. Bu nedenle eğer istenirse çocuk okula başlamadan kulak  estetiği ameliyatı yapılabilir. Ancak bu yaşlarda kulak estetiği ameliyatının genel anestezi  altında yapılması gerekecektir. Ameliyatın küçük yaşlarda yapılması özellikle çocuğun ruhsal durumunda oluşabilecek olumsuzlukları önleyebilir. Ancak kulak estetiği ameliyatının daha ileri yaşlarda da yapılması mümkündür. Bu durumda ameliyat lokal anestezi ile yapılmaktadır. Ayrıca her yaşta kepçe kulak ameliyatı (otoplasti) yapılabilir. Otoplasti ameliyatı burun estetiği ameliyatı ile birlikte ya da ayrı yapılabilir.

Otoplasti ya da kulak estetiği ameliyatı konusunda günümüze kadar çok değişik teknikler ortaya atılmıştır. Halen de her cerrah farklı metodlar uygulamaktadır. Örneğin bazı metodlarda kulak ön tarafından kesi yapılmakta ve çok hafif bir iz kalmaktadır. Ancak kanımca ameliyatın arka taraftan yapılması kalacak izin saklanması yönünden daha uygundur. Yandaki resimde kulak ön tarafından ameliyatta kıkırdağa verilecek şeklin işaretlenmesini görüyorsunuz. Kepçe kulak durumunda mavi çizgi ile işaretlenen kısımda kıkırdak düzdür. Kulak estetiği ameliyatında kulak arkasında bu işaretlenen yer törpülenerek inceltilir ve dikişlerle kıvrım şekli verilir. Bu işlem sırasında kıkırdak zarı kaldırıldığı için, bu zardan iyileşme devresinde kulağın yeni şekline göre kıkırdak kalınlaşır ve kulak şekli kalıcı olur.

Ameliyat sonrasında 3-5 gün kulakta hafif bir şişlik ve kızarıklık olabilir, ancak bu süre sonunda tamamen düzelecektir. Otoplasti ameliyatları gerek iz kalmaması, gerekse lokal anestezi ile yapılıp kısa sürede iyileşmesi nedeniyle yüz güldürücü ameliyatlarımızdan birisidir.

kaynak:netten

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

YAĞ ALDIRMA,LİPOSAKŞIN

17/1/2009 · Kategori: saglik

   Şişmanlık kader değil bir seçim meselesidir. Oldukça yaygın bir sağlık ve estetik problemdir. Fazladan taşınan her kilo bütün vücut sistemleri için yük oluşturur, sağlığımızı ve yaşam kalitemizi bozar. Psikoloijk ve sosyal sorunlara sebep olur.

   Vücudumuzdaki yağ hücre sayısı sabittir. Fakat hacmi artabilir, bu da kilo artışına neden olur. Beslenme alışkanlıkları ve yaşam biçimi kilo alıp vermeyi etkiler.

   Fazla kilolar, uygun bir diyet ve egzersizle verilebilir. Diyet ve egzersize rağmen erimeyen inatçı yağ birikimleri olabilir. Basenler, karın, bel, kalça, uyluk dış ve iç tarafı, diz dirençli bölgelerdir. Bu fazla yağlar dışardan müdahale ile alınabilir veya eritilebilir.

   Liposakşın (liposuction) vakumla fazla yağların alınmasıdır. Vücut konturlarının düzeltilmesi (bodycontouring), yağların şekillendirilmesi (liposhaping), vücut şekillendirilmesi (bodyshaping), vücudun artistik heykeltıraşlığı (bodysculpturing) terimlerinin tümü aynı anlamı taşımakta olup, hepsi yağların emilmesine esasına dayanır. Bunlar bir zayıflama yöntemi değildir. Vücut şeklini düzeltme işlemidir.

   Lokal (uyanık ve ağrısız) ve genel (uyutulursunuz ve ağrısız)anestezi ile yapılabilir. Zamanla solup belirsizleşen 3-5 mm'lik birkaç mini kesi yapılır ve ince kanüllerle fazla yağlar alınır. Uygulama bir iki saat sürer. İlaçla kontrol edilebilen hafif bir ağrı ilk günler olabilir. Bir gece hastanede kalmanız gerekebilir. İlk hafta azalıp kaybolan hafif şişlik ve morluk olabilir. Üç altı hafta özel bir korse giyilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

BURUN ESTETİĞİ

17/1/2009 · Kategori: saglik

Estetik yaptırmak günah mı?

Hastaların bir kısmı bunu açıkça sormaktadır. Bazıları da belki bu konuda düşünce düzeyinde rahatsızlık duymakta fakat dile getirememektedir. Benim bu konudaki kişisel düşüncem; başkasına zararı olmayan, sizin mutluluğunuzu ve yaşam kalitenizi yükseltecek bir müdahalenin günah olmadığı yönündedir

Her yüzün kendine özgü dokusu ve yapısı vardır ve hiçbir yüz diğerine benzemez. Başkasında güzel görünen bir burun sizin yüzünüze yakışmayabilir.

Sizin yüzünüz için en iyi burun yine sizin şuan sahip olduğunuz burundan yapılacaktır.

Güzel bir burun, yüzle uyum içinde olmalıdır. Sonradan yerleştirilmiş yabancı bir konuk gibi yüzünüzün ortasında durmamalıdır.

İsteklerin sınırı yoktur. Hastaların çoğunluğu doğal ve güzel bir buruna sahip olmayı ister. Burnun doğallığı, ameliyattan önce sizi tanımayanların burnunuzdaki değişikliği fark etmemesidir. Burnun güzelliği ise izafidir ve buna kesin sınırlar çizilemez.

Her hekim hastası için en iyisini ister. Bu ameliyatın sonuçları sizin kadar hekiminizi de etkileyecektir.

Beklentiler

Kusurluk arzusu, doğamızın bir sonucudur. Beğenmek ve beğenilmek doğal bir olgudur ve ruhumuzu besleyen sevginin kaynağıdır. Bu yüzden öz beğeni ile başlayan samimi bir sevgi, öz saygıya dönüşüp diğer insanlara ulaşınca mutluluk iksiri olur.

Gerçekçi olun. Hoşlanmadığınız bir burun ile hayat boyu barışık yaşamak zorunda değilsiniz. Çıkartıp kenara koyarak en iyisi ile değiştiremediğiniz; ancak elinizdekilerden bir şeylerin yapılabildiği burun ameliyatlarında mükemmeli isterken, gerçeği kabullenecek kadar da olgun olmalısınız.

Burun yüz estetiğinde önemlidir. Kötü bir burun güzel bir yüzün görüntüsünü bozabilir. Fazla dikkat çekmeyen yüzünüzle uyumlu bir burun size hoş bir hava verir. Bu ameliyat bütün sorunlarınızı çözemez fakat öz güvenizi artırabilir. Daha başarılı ve mutlu olmanızı sağlayarak yaşam kalitenizi yükseltebilir.

Adaylar

Burnunuzda nefes alma ve koku probleminiz varsa; septoplasti ameliyatının yanında burun estetiği de (rinoplasti) olabilirsiniz.

Aynada kendinize baktığınızda burnunuzun yüz estetiğinizi bozduğunu düşünüyorsanız. Burnunuzda eğrilik varsa. Burnunuz yüzünüze göre uzun veya kısaysa. Burnunuzda kemer varsa. Burun ucunuz çok büyük veya sivriyse. Daha önce geçirdiğiniz burun ameliyatlarına bağlı şekil ve solunum problemleriniz varsa. Birisiyle konuşurken burnunuzdaki soruna dikkat ettiğini düşünüyorsanız, bir iş yaparken burun sorununuz aklınıza geliyorsa ve sizi rahatsız ediyorsa. Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklıysanız ve ergenlik dönemini (17-18 yaş) geçmişseniz estetik burun ameliyatı için aday olabilirsiz.

Kaygılar

Burun estetiği, bilgi, deneyim, yeteneğin yanında sanatsal bir heykeltıraşlık da ister. Nasıl olacak? Kötü olur mu? İstediğim sonucu alabilecek miyim? Bu endişeleri yaşamış biri olarak size şunu söyleyebilirim. Hiçbir burun estetiği, deneyimli bir plastik cerrahın elinde eskisinden daha kötü olmaz. Nadiren (%5-10) küçük ikinci bir rutuşa gerek olabilir. Bu çoğu zaman basit ve kısa bir müdahaledir.

Anesteziden uyanama korkusu. Bütün cerrahi girişimler küçük de olsa risk taşır. Bütün bunlar günümüz Türkiye'sindeki trafik kazaları riskiyle kıyaslanamayacak kadar azdır.

Ağrı korkusu. Estetik burun ameliyatlarındaki ağrı çok azdır ve hafif sızlama, hafif baş ağrısı şeklindedir. Bunlar da ilaçla kontrol altına alınabilir.

Hayatın kendisi risklidir. Bu; elektrik çarpar diye lambayı yakmamak, kaza olur diye arabaya binmemek gibidir.

Öneriler

Burnunuzla ilgili estetik kaygılarınız varsa, septoplasti ameliyatını estetik burun ameliyatı ile birlikte olmalısınız. Estetik burun ameliyatında, burnunuzu şekillendirme ve desteklemede kullanılan septum kıkırdağı sizin için elmas kadar değerlidir. Bu değerli dokunuzun ziyan olmasını istemiyorsanız mutlaka deneyimli bir plastik cerrahın görüşüne başvurmalısınız.

Estetik burun ameliyatını, hastane koşullarında ve genel anestezi ile olmalısınız. Bu sizin sağlınız ve ameliyat konforunuz için daha iyidir. Lokal anestezi ile yaşayacağınız deneyim, hayatınız boyunca hatırlayacağınız hoş olmayan bir anı haline gelebilir. Çağdaş tıbbın sunduğu imkanlardan faydalanmak herkesin en doğal hakkıdır. Lütfen bu lüksü kendinizden esirgemeyin ve hekiminizden isteyin.

Ameliyat

Estetik Burun Ameliyatı (Rinoplasti), plastik cerrahinin en çok yapılan en zor ameliyatıdır. Sonucu etkileyen birçok faktör vardır. Bunlar; cerrahınızın deneyim ve yeteneği, burnunuzdaki bozukluğun derecesi ve önceden geçirdiğiniz burun ameliyatları, ameliyat sonu öneri protokolüne uyumunuz, doku iyileşmeniz vb. olarak sıralanabilir.

Bu ameliyatın genel anestezi ile düşük tansiyon altında yapılması idealdir. Hekim ve hastanın ameliyat esnasındaki rahatlığı başarı oranını yükseltecektir. Ameliyat süresi yaklaşık 2-3 saattir. Size bu süre uyuyacağınız için 2-3 dakika gibi gelecektir.
kaynak: netten

Ameliyat Sonrası

Burnunuzu darbelerden korumak ve burnunuza dokunmaktan sakınmak ameliyat sonrası en önemli kuraldır.

Hafif bir ağrı, bulantı, kusma gibi şikayetler ilaçlarla kontrol altına alınır. Başınızı yüksekte istirahat etmeniz sıkıntılarınızı azaltacaktır.

İlk 4-6 saat yiyip içemeyeceksiniz. Ağzınızda oluşabilecek kuruluk için dudaklarınızı ıslatabilirsiniz. Beslenmeye hafif sulu gıdalara başlamanız önerilir.

İlk iki gün burundan hafif kanlı bir sızıntı olabilir. Dışkınız yuttuğunuz kanlar yüzünden siyaha boyanabilir.

Burun içindeki küçük tamponlar ikinci günde; üzerindeki alçı atel ise 7-10. günlerde alınır. Yüzünüzdeki şişlikler 3-5 günde, morluklar ise iki hafta içinde geçer. İlk 2 ay gözlük kullanmamalısınız. Burnunuzun son şeklini alması 6 ayı bulacaktır.

İlk görüntünüze alışamayabilirsiniz. Bu sabır ve zaman ister.

Lütfen yeni yüzünüze alışmak için kendinize zaman tanıyın.

Değerlendirme

Hiçbir yüz ve burun diğerine benzemediğine göre bu konuda kesin bir şeyler söylenemez. Yine de bir şeyler söylemek gerekirse (iyileşmeniz tamamlandıktan sonra):

- Ameliyattan önce sizi tanımayanlar burnunuzdaki değişikliği fark etmiyorsa.

- Sizi yıllar önce görmüş ama iyi tanımayan birisi, siz de bir değişiklik olduğunu söylüyor fakat ne olduğunu bilemiyorsa.

- Aynanın karşına geçip kendinize baktığınızda (sonuç hayalinizdeki gibi olmasa bile) eskisinden daha iyi olduğunu düşünüyorsanız.

Burun estetiğiniz başarılıdır, denebilir. Artık kendinize ve hayata daha mutlu olarak gülümseyebilirsiniz

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KADINLARDA KISIRLIK VE TEDAVİSİ

17/1/2009 · Kategori: saglik

Nedir ..?
Geçmişe dönük incelemelerde,evlenen çiftlerin ortalama 6 ay içinde gebe kaldıkları tesbit edilmiştir.% 10 – 15 kadar çift,doğum kontrolü uygulamadıkları ve düzenli ilişki içinde oldukları halde bir yıl içinde çocuk sahibi olamamaktadır.İşte,korunmaksızın düzenli cinsel ilişkisi olan çiftlerin bir yıl içinde gebe kalamaması durumunda kısırlıktan (infertilite) söz edilebilir.

Kısırlık ; erkek ya da kadın veya her ikisinde birden olan üreme problemleri neticesinde ortaya çıkar.Bazı çiftlerde belli bir kısırlık nedeni de bulunamamaktadır.Kısır çiftlerin yaklaşık % 20 sinde birden fazla neden bulunmaktadır.Kısırlığın erkek ve kadına ait olan nedenleri yaklaşık olarak eşit oranlardadır.

Bir kadının gebe kalabilmesi için öncelikle hormonlarının düzenli çalışması ve pelvik organlarının (uterus, tüpler ve overler) fonksiyonel olması gerekir.Yaşlanma ile overlerde (yumurtalıklar) gerileme başlayacaktır. Yaşlanma ile yumurtaların sayılarında ve niteliklerinde azalma olur,bunun neticesinde ovulasyon (yumurtlama) daha seyrek olarak oluşmaya başlar.30 yaşından sonra her 5 yılda bir ovulasyon sayısında progresif olarak bir azalma olmaktadır.44 yaşından sonra,gebelik ihtimali ilaçlarla bile hemen hemen tamamen kaybolmaktadır.

Belirtiler...
Kısırlığın,gebe kalamama dışında hiç bir belirtisi yoktur.Ancak kısırlığın nedenlerine ait bir takım belirti ve bulgular mevcuttur ve doğal olarak bunlar da medikal problemlerdir.Tıbbi öykünüz kısırlığın nedenini açıklamaya yardım edebilir.Bunlar,muhtemelen aşağıdaki nedenlerden bir yada bir kaçıdır ;

  • Ovulasyon problemi infertil olan her beş kadından birinde bulunmaktadır.Eğer her ay adet düzeniniz dahilinde ovulasyon görmüyorsanız muhtemelen giderek daha azalacak veya yok olacaktır.Ovulasyon probleminin en sık nedenleri ; beslenme bozukluğu,hızlı kilo kaybı,ağır egzersiz programı,aşırı zayıflık veya şişmanlıktır.Troid hastalıkları,hipofiz bezine ait bazı problemler,adrenal bez hastalıkları ve polikistik over gibi bir kısım hormonal bozukluklar da ovulasyonun olmasını zorlaştırır ya da engellerler.Beklenmeyen,ani bir kilo alma ya da kilo kaybı,aşırı kıllanma ya da saç kaybı (kelleşme),akne ya da overlerde kist oluşması gibi bazı belirtiler hormonal bozuklukların neden olduğunu düşündürür.Over kistleri pelvik ağrılara neden olabildikleri gibi ovulasyonla ilgili problemler de yaratabilirler.
  • Fallop tüplerinde herhangi bir yapışıklık ya da tıkanıklığın olması,yumurtanın uterusa ulaşmasında problem yaratacağından gebeliği engelleyebilir.Kadına ait kısırlık nedenlerinin yaklaşık % 30 unu da tüpler ait problemler teşkil etmektedir.Tüplerdeki hasar daha çok geçirilmiş bir tubal cerrahi, tubal dış gebelik,endometriozis, veya geçirilmiş bir pelvik inflamatuar hastalık nedeniyle oluşmaktadır.Pelvik inflamatuar hastalık (PID),gonore ya da klamidya gibi sıklıkla seks yoluyla geçen hastalıklarla meydana getirilen ,bakteriyel bir enfeksiyon hastalığıdır.Enfeksiyon neticesinde tüplerde sıklıkla hasar,yapışıklık yada tıkanıklık meydana gelir.Ateşli ya da ateş olmaksızın pelvik bir ağrının varlığı PID ya da endometriozisi düşündürmelidir.
  • Kadın infertilitesinin yaklaşık % 20 kadar nedenini de uterusa ait problemler teşkil eder.Myomlar ya da uterin polipler aşırı adet kanamalarına,pelvik ağrılara ya da uterusta aşırı büyümelere neden olabilirler.Uterus içinde meydana gelmiş bir hasar (skar),muhtemelen geçirilmiş bir uterin enfeksiyon,kendiliğinden ya da tıbbi yoldan olan düşükler veya küretaj gibi cerrahi müdahalelerin bir komplikasyonu sonucu meydana gelebilir.Bu durum normalden az miktarda ve seyrek adet kanamalarına neden olabilirken adet kanamalarında hiç bir değişikliğe neden olmadan da seyredebilir.

 

Teşhis...
Kadın infertilitesinin teşhisinde ilk ve en önemli unsur ovulasyonun (yumurtlama) varlığıdır.Yumurtanın atılmasıyla birlikte seks hormonlarının seviyesinde de büyük değişiklikler olur.Hormon seviyelerindeki bu değişiklikler idrar ve kan testleri ile,günlük vücut ısısı takibi ile veya servikal – vajinal salgıların yoğunluk ya da kalite açısından değerlendirilmesi ile tesbit edilebilir. 

  • Hormon değişikliklerinden ilk olarak sabah ölçülen vücut ısısı etkilenir.Eğer bir termometre ile her gün,sabah kalktığınızda vücut ısınızı ölçerseniz,adet döngünüzün ikinci yarısı içinde ısının arttığını tesbit edebilirsiniz.Ovulasyon sonrasında vücut ısısında hafif bir artış olur.
  • Ovulasyonun tesbiti için bir başka yol da evde kendi kendinize,idrar ile yapabileceğiniz,yumurtanın atıldığını gösteren ovulasyon tesbit (ovulation predictor) testidir.Bu test ile idrarda artan luteinizan hormon seviyesi kontrol edilmiş olunmaktadır.Eğer siklusun ikinci yarısında pozitif bir test sonucu görülmesi ovulasyonun olduğuna işaret eder.
  • Dikkatli bir takip ile bazı kadınlar,ovulasyonun bir işareti olan vajinal salgının görünümündeki değişiklikleri farkedebilirler.

Eğer gerekli görülürse,menstrüel siklusun geç dönemlerinde,ovulasyon varlığını teyid etmek için kanda artmış progesteron seviyesi tesbit edilebilir.Follikül stimülan hormon (FSH) ve östrojen (E2) gibi diğer iki seks hormonunun kandaki seviyeleri de yumurtanın salınabilmesi için uygun şekilde çalışan bir yumurtalığın (over) varlığını gösterebilir.Ovulasyonun tesbiti için bu kan testleri en kullanışlı testlerdir.

Tıbbi hikayenizi dinleyen ve sizi muayene eden doktorunuz,bundan sonra,muhtemelen,troid ,hipofiz ve adrenal hormonları gibi fertiliteyi etkileyebilecek hormonları tetkik etmek amacıyla kan testleri isteyecektir.Enfeksiyon olup olmadığını anlamak amacıyla vajinal ve servikal mukusun incelenmesi için örnek de almak isteyebilir.

Kısırlığın nedenini anlamak için uygulanan diğer testler pelvik organların fiziksel yapısını açıklamaya yöneliktir ;

  • Histerosalpingografi (HSG), x-ışınları kullanılarak yapılan bir incelemedir.Burada serviksten geçen silindirik bir katater yardımıyla uterus içine sıvı bir x-ışını boyası verilmektedir.X-ışınlarına duyarlı bu boyanın yayılım şekli değerlendirilerek uterus kavitesi,muhtemel polipler,myomlar ya da kavitede düzensizlik yaratabilecek benzer tümoral kitlelerin varlığı yönünden araştırılacaktır.Ayrıca boyanın tüpler içinde ilerleyişi ve karın içine yayılışı sonrasında da tüplerin herhangi birinde kısmi ya da total bir tıkanıklık olup olmadığı anlaşılabilir.
  • Ultrasonografik inceleme; uterusun şekli,büyüklüğü,iç yapısı ve endometrial tabaka hakkında bilgi verici olmasına rağmen tüplerdeki tıkanıklıkları gösteremez.Ayrıca,overlerin (yumurtalıklar) şekli,boyutları ve kistik bir oluşuma sahip olup olmadıkları konularında da faydalıdır.Pelvisin ultrasonografik incelenmesi, röntgen (X ışınları) ya da ilaçlı / boyalı filmler gibi vücudu etkileyebilecek tetkiklerden çok daha güvenlidir.
  • Histeroskopi ve laparoskopi ise jinekologlar tarafından uygulanabilecek cerrahi prosedürlerdir.Her iki prosedür de pelvik organların bir video kamera ile görüntülenebilmesini ve özel cerrahi enstrümanlar ile operasyona olanak verilmesini temin ederler.Doktorunuz histeroskopi yaparken bu enstrümanları kullanarak uterusun içini gözleyebilir,biyopsi alabilir,polip,myom ya da skar dokuları varsa bunlara müdahale edebilir.Histeroskopi ile deforme olmuş bir uterin kavite,içeriden yeniden şekillendirilebilir.Benzer enstrümanlar kullanılarak yapılan laparoskopi ise karın içinden pelvik organların gözlemlenmesine,gerekli yerlerden biyopsi alınabilmesine,skar dokularının pelvik organlardan ayrılmasına,uterusa ait polip ve tümörlerin alınmasına ve overlerdeki kistlerin çıkarılmasına olanak tanır.

Vakaların % 80 inde kısırlığın nedeni tesbit edilebilmektedir.Unutulmaması gereken en önemli şey,nedeni tesbit edilememiş olsa bile,kısır olarak nitelendirilen çiftler her zaman için spontan olarak gebe kalabilme potansiyeline sahiptirler.


Beklenen süre...
Kısırlığın araştırılması genellikle oldukça uzun bir zaman alabilir,çünkü bir çok test uygulanması gerektiği gibi bu testlerin bir çoğu da adet siklusunun sadece bazı özel dönemlerinde yapılabilmektedir.Ayrıca tedavi de; zaman,dikkatli planlama ve düzenli takip gerektirmektedir.Gebelik oluşana kadar harcanan hatırı sayılır derecede çok zaman, bu durumdaki çiftler için oldukça yıkıcı ve üzüntü vericidir.Kısırlığın sebebi ya da tedavi yolları araştırılacak olan bir kadının, özellikle psikolojik yönden hazırlanması problemlerle başetmek açısından yardımcı olacaktır.

Korunma...
Gebe kalabilmek için şansınızı arttırmanın bir takım yolları vardır ;

  • Orta dereceli bir egzersiz programı takip ediniz... Eğer çok ağır egzersiz programları uygularsanız adetlerinizde azalma ya da tamamen yok olma meydana gelebilir ki bu da gebe kalabilme şansınızı azaltalacaktır.
  • Aşırı kilo almaktan sakınınız...Optimum olarak 20 – 27 arasında vücut kütle indeksine denk gelecek şekilde bir kiloya sahip olmak gerekir.
  • Alkol,sigara,aşırı kafein ve mariuana ya da kokain gibi bağımlılık yapıcı maddelerden uzak kalınız.
  • Kullandığınız ilaçları doktorunuza söyleyiniz...digoksin,vücut yapıcı steroidler,troid,depresyon, hipertansiyonve astım gibi hallerde kullanılan bazı ilaçlar ve bazı antasitler gebe kalmanızı engelleyebilir veya gebeliğin korunmasını engelleyebilirler.

Gebe kalmadan önce sağlıklı bir vücuda sahip olmak da önem arzetmektedir.Bu nedenle gebelik öncesinde en az bir ay boyunca günde 0,4 miligram folik asit alınmasında yarar vardır.Gebelikten bir kaç ay önce alınmaya başlayan folik asit takviyesi bebekte oluşabilecek omuriliğe ait anormalliklerin gelişme riskini oldukça azaltacaktır.

Tedavi...
Tedavi,nedene yöneliktir.Kısırlığın bir kısım nedenleri spesifik bazı tedavi yolları gerektirir; örneğin,bir myomun cerrahi yolla çıkarılması ya da troide ait problemler için ilaç tedavisi uygulanması gibi...

Ovulasyonun seyrekliği yada olmayışı ile birlikte olan infertilite vakaları sıklıkla hormonal ya da fertilite ileçları ile ve özel laboratuvar uygulamaları ile tedavi edilebilmektedir.Tüm fertilite ileçlarının potansiyel yan etkileri vardır ve ikiz ya da dah fazla sayıda çoğul gebeliklere neden olabilirler.Bu ilaçların kullanımı ve prosedürlerin uygulaması için bu konuda deneyimli doktorlara ihtiyaç vardır.

  • Klomifen sitrat,yumurtalıkları uyararak oradan bir ya da daha fazla yumurta salınmasına olanak tanıyan bir ilaçtır.Bu tip ilaçlar doğal hormonlarınızın seviyelerinde ayarlamalar yaparak indirek olarak etki gösterirler. 
  • Luteinizan hormon (LH) ve follikül uyarıcı hormonun (FSH) enjeksiyonik formları ancak bir infertilite uzmanı tarafından dikkatli bir denge içinde kullanılmalıdır.Bu ilaçlar overleri etkileyerek bir siklusta birden fazla yumurta oluşmasını sağlar.Bu uygulama superovulasyon ya da ovulasyon indüksiyonu olarak adlandırılır.

Eğer tüplerde bir problem yoksa çatlayan follikülden çıkan yumurta tüpler yoluyla uterusa doğru ilerlemeye başlayacak ve bu sırada intra uterin inseminasyon (IUI: aşılama) yoluyla rahim içine verilen spermlerle karşılaşacaktır.Bununla birlikte,eğer,tüpler kapalı ya da problemli iseler,ilaçlarla oluşturulan yumurtalar özel cerrahi yollarla toplanarak laboratuvar ortamında spermler tarafından döllendirilirler,daha sonra döllenmiş bu yumurtalar ya da embriyolar değişik embriyo nakil teknikleri ile uterus içine direk olarak yerleştirilerek orada gelişmeye bırakılırlar.

  • IUI (Intra Uterin Inseminasyon : aşılama),spermlerin rahim içine direk olarak verilmesinden ibaret bir tekniktir.Erkekten,genellikle masturbasyon yoluyla alınan sperm örnekleri bir kısım işlemlerden geçirildikten sonra,özel bir kanül ya da enjektör yardımı ile uterus içine verilirler.
  • In Vitro Fertilizasyon (IVF) ise,yumurta ve spermin vücut dışında,laboratuvar ortamında bir kap içinde karşılaştırılması esasına dayanır.Yumurtalar,ilaçlarla uyarılan overlerden,cerrahi yolla elde edilirler.Laboratuvarda spermlerle birleştirildikten sonra oluşan başarılı embriyolar uterus içine verilirler. Uterus içine birden fazla başarılı embriyolar da verilmiş olabilir fakat IVF bunların rahim içinde tutunarak gebeliğin devamını garanti edemez.Bazen de uterusa bırakılan birden fazla yumurta tutunarak, ikiz,üçüz, ve daha fazla sayılı çoğul gebelikler meydana gelebilir.
  • ZIFT (Zygote Intra Fallopian Transfer) veya GIFT (Gamete Intra Fallopian Transfer) olarak adlandırılan teknikler ise IVF nun değişik uygulanan prosedürleridir ve her ikisinin uygulanabilmesi için de tüplerin tamamen sağlıklı olmaları gereklidir İlaçlar yoluyla oluşturulan yumurtalar cerrahi yolla toplanırlar ve laboratuvarda bir araya getirildikten sonra uterus içinde değilde direk tüp içine verilirler (ZIFT) ya da yumurta oluşumu ilaçlarla sağlandıktan sonra,follikülün çatlayıp,yumurtanın dışarı atılmasını takiben spermlerin direk olarak tüpler içine verilirler ve döllenmenin ,tüpler içinde,kendiliğinden olması sağlanır (GIFT).Her ikisinde de amaç;sperm ve yumurta karşılaşıp da döllenme gerçekleştikten sonra,tüplerden uterus içine kadar gidebilmesi 4-5 gün kadar süren embriyo taslağının,matüritesinin sağlanması ve gelişimini tamamlayabilmesi için ona zaman tanınmasıdır.Bu iki teknikte de IVF de olduğu gibi işlem öncesinde yumurta oluşumunu sağlamak amacıyla ilaç tedavisi ve oluşan yumurtaların toplanması amacıyla da cerrahi teknikler gerekmektedir.
  • ICSI (Intra Cytoplasmic Sperm Injection :mikroenjeksiyon ),daha çok erkek infertilitesinde tercih edilebilecek bir tedavi yöntemidir.Sayı,yapı ve hareket açısından normal bir döllenmeyi sağlayamayacak kadar zayıf özellikte spermleri olan erkeklerden alınan iyi özellikteki tek bir sperm ,laboratuvar şartlarında,çok özel tekniklerle,mikroskop altında yumurtanın zarı içine verilir ve yumurtanın döllenmesi sağlanır. Oluşan embriyo taslağı yine çok özel teknikler ile uterusun duvarı içine yapıştırılır (hatching).Bu teknikte de uygulama öncesinde ilaçlarla yumurtaların oluşturulması ve bu yumurtaların cerrahi yolla toplanması işlemi mevcuttur.

Kısırlık tedavileri başlamadan önce ; anne – babalık ve prosedürlere uyum konusunda doktorunuzdan bilgiler alınız.

Ne zaman doktora başvurmalıdır..?
Korunmaksızı, eşinizle birlikteliğinizin ilk yılı bitmiş olmasına rağmen henüz gebe kalamamışsanız (bu, hayatınızın herhengi bir döneminde kendiliğinden gebe kalamayacağınızı garantilemez) durumu açıklığa kavuşturmak için doktorunuza başvurmanız yerinde olacaktır.Eğer 30 lu yaşlarda iseniz spontan gebeliği en fazla 5-6 ay kadar beklemeli ve daha sonra doktorunuza başvurmalısınız.Eğer 40 lı yaşlarda iseniz henüz tamamen geç kalmış olmamak için hiç vakit kaybetmeden doktorunuza ulaşınız.

Eğer kısırlık tedavisi esnasında yumurtaları büyütmek için alınan ilaçlar pelvik ağrı ya da karın şişliği gibi şikayetler yaratıyorsa mutlaka doktorunuzu uyarın.Uyarılan yumurtalar daima karın içinde sıvı toplanmasını ve bu nedenle de ağrı ve şişkinliklere neden olurlar.

Takip...
Ne mutlu ki, kısırlık nedeniyle tedavi görmekte olan çiftlerin hemen yarısı,hızla ilerleyen teknoloji ve ilaçlar sayesinde artık gebeliği yakalayabilmektedirler

kaynak:netten

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ERKEKLERDE KISIRLIK VE TEDAVİSİ

17/1/2009 · Kategori: saglik

 
   Erkeklerde kısırlık nedenlerinden biri olan kanal tıkanıklığı  nasıl oluşur?
Tüplerde tıkanıklık 4 farklı sebebe bağlıdır.
1-Zaman içerisinde gelişen kistlere bağlı olarak tıkanıklıkortaya çıkabilir.
2- Doktor eliyle yani vazektomi denilen bir doğum kontrol yöntemi sonucu tüplerin bağlanmasıyla gelişebilir.
3- Doğumsal olabilir. Genetik
çocuk sahibi yapabilmekte, en azından tüp bebek uygulamasındaki başarı şansını arttırmaktadır.
   Çiftlerin yaklaşık %15'inde görülen çocuk sahibi olabilme sorununda, sadece erkeğe bağlı faktörler %20 olup, ayrıca yaklaşık %40 vakada da erkekteki sorun, çiftin çocuğunun olmamasına katkıda bulunmaktadır.. Böylelikle, çocuk sahibi olmakta zorluk yaşayan çiftlerin % 50-60'ında, erkekteki bir sorunun kısmen de olsa sebepler arasında yer aldığı söylenebilir. Erkekte kısırlıkla ilgili sorunlar, çok büyük bir çoğunlukla yapılan sperm tahlilinden anlaşılabilirse de, bazı durumlarda özel tetkikler gerekebilir

   Erkek Kısırlığının Nedenleri ve Çeşitleri
   Erkek kısırlığı çok çeşitli nedenlerden ortaya çıkabilir: hormonal nedenler, genetik-ailevi nedenler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, geçirilmiş ameliyatlar, doğumsal anormallikler, çevresel , kimyasal etkenler vb. En sık görülen ve mikrocerrahi ile olumlu sonuç alınabilen bir neden de yumurtalık damarlarında varisleşme-yani varikoseldir.
Eroin, morfin gibi maddelerin kullanımı ve vücut geliştirme çalışan insanların doping için aldıkları maddeler, çocuk olmasını engelleyebilir ve zorlaştırıcı etkilerde bulunabilir. Bu tip ilaçlar kasları kuvvetlendirmek adına vücudun normal hormonal düzenini bozar, dışarıdan bol miktarda vücuda alınması sonucu bunların vücutta üreten hücreler ve sistemler zayıflayarak devre dışı kalabilir.
   Aşırı sıcak ortamda olanlar ve petro-kimya türü kimyasalların dumanı ile iç içe olanlar kısırlık tehlikesi ile karşı karşıya kalırlar. Çeşitli boya ve kimyasalların kanserojen etki gösterdiği de bilimsel açıdan kanıtlanmış bir gerçektir.
   Erkeklerde kısırlık nedenlerinden biri olan kanal tıkanıklığı nasıl oluşur?
Tüplerde tıkanıklık 4 farklı sebebe bağlıdır.
1-Zaman içerisinde gelişen kistlere bağlı olarak tıkanıklıkortaya çıkabilir.
2- Doktor eliyle yani vazektomi denilen bir doğum kontrol yöntemi sonucu tüplerin bağlanmasıyla gelişebilir.
3- Doğumsal olabilir. Genetik nedenlerle nakil yolları olan tüplerin kısmen veya tamamen gelişmemesi sonucu ortaya çıkar.
4- Cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar sonucu da bu kanallarda tıkanmalar oluşabilir. Gonore (bel soğukluğu) gibi kadınlardan cinsel ilişki ile kapılan hastalıkların tedavi edilmemesi sonucu kısırlık ortaya çıkabilir.
Tıkanıklık nedeni olan kısırlıkları artık özel mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile çoğu vakada başarı ile giderip normal yolla hamile kalınması sağlanabilmektedir.

   Belirtileri
   Bu hastalıklar her zaman olmasa da çoğu kez belirti verir; mesela idrar yaparken yanma, tıpkı nezledeki gibi idrar yolundan akıntı olması gibi. Bu hastalıkların ilerlemesine yetersiz tedavi de sebep olmaktadır. Eczaneden veya kulaktan dolma tavsiye ile bilinçsizce alınan ilaçlar hastalığı tam olarak tedavi etmeyebileceğinden hastalık idrar yolundan prostat ve testislere ilerleyerek kısırlığa yol açabilmektedir. Tüberküloz yani verem hastalığı da kısırlık yapabilir.

   Önce erkek mi kadın mı doktora başvurmalıdır
    Aslında her ikisinin de aynı anda başvurması gereklidir fakat önce erkeğin tetkiklerinin yapılmasında fayda vardır. Kültürel yapımız gereği kısırlık söz konusu olduğunda hep kadınlar doktora gönderilmekte, erkekler ancak en son aşamada gitmekte yada hiç doktora gitmemeyi tercih etmektedirler. Öncelikle kadınların kısırlığı son aşamasına kadar araştırılmakta hatta gereksiz yere birçok tedaviler uygulanmaktadır. Çocuğu olmayan bir erkek önce Androloji konusunda uzman bir Üroloji uzmanına, bir Androlog’a başvurmalıdır. Önce muayene, özel sperm ve hormon tetkikleri gerçekleştirilir.
   Erkek kısırlığında tedavi basamaklar halinde uygulanır; başlangıçta basit ve sebebe yönelik tedaviler tercih edilir. Sorun tam olarak ortadan kaldırılarak çiftin evlerinde hamilelik sağlaması için ilaç tedavisi, mikrocerrahi, endoskopi uygulanabilir. Kesin tedavi olamasa bile erkeğin bu tedaviler ile durumunun kısmen düzelmesi sağlanarak yardımlı üreme tekniklerinden daha yüksek başarı ile faydalanabilecek hale gelmesi sağlanır. Uygun çiftler kocanın laboratuarda hazırlanan spermlerinin jinekolog tarafından eşe verilmesi (aşılama-inseminasyon) yönteminden fayda görebilir iken durumu daha ağır olanlara mikroenjeksiyon-tüp bebek uygulaması son çare olarak gerekebilir.     Mikrocerrahide uygun kişilerde fayda oranı %80 olup hamilelik %40’a varabilmektedir. Aşılamada deneme başına % 20, tüp bebekte %25 hamilelik sağlanabilmektedir.
   Günümüzde tam kısırlik durumu çok daha nadirdir. Mikrocerrahi, endoskopi ve yardımlı üreme teknikleri ile eskiden netice alınamayan durumlarda bile çiftler çocuk sahibi olabiliyor. Erkekler suçu eşlerine atmak yerine kendileri de detaylı tetkik olmalıdır. Normal gibi görünen tek bir sperm tahlili yeterli değildir. Ayrıca çocuk sahibi olan bir erkeğin zaman içinde-örneğin varikosel etkisi ile- çocuk sahibi olamaz hale gelmesi de mümkündür. Kısırlık tedavisinde yurdumuzda tüm ileri tetkik ve tedaviler uygulanabilmektedir. Fakat kalite kontrolü ve tedavinin basamaklı yapılması ilkelerine uyulmayabilmektedir. Birçok tetkik ve tedavi çoğu zaman gerekli kalitede gerçekleştirilmemektedir. Ayrıca ticari amaçlar nedeni ile çiftler gereken tetkik ve basit tedaviler denenmeden pahalı ve ciddi anne ve çocuk sağlığı komplikasyonlarına yol açabilecek tüp bebek denemelerine ilk adım olarak başlatılabilmektedirler. Çok kolay ve ekonomik çözümler denenmeden ve bilhassa erkek tedaviler ile en uygun hale gelmeden tüp bebek yöntemine geçilmemelidir. Mikrocerrahi, endoskopi ve ilaç tedavileri birçok çifti tüp bebeğe gerek kalmadan çocuk sahibi yapabilmekte, en azından tüp bebek uygulamasındaki başarı şansını arttırmaktadır

kaynak:netten

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

Buradaki bilgiler tavsiye olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız.

Menü

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

<%EkleBunu%>